11 Mayıs 2012 Cuma

MİSAFİRİM VAR - RAINBOW GATHERER


Blogumun yeni misafiri yine benim zevkle takip ettigim bloglardan birtanesi, Rainbow Gatherer blogunun sahibi Sevgili Gökçe.
Ben Gökçe'nin blogunu ilk kurcaladığımda dikkatimi çeken iki şey oldu ki -birkaç sorumdanda anlaşılacağı gibi- çantalara olan düşkünlüğü ve ev dekorasyon postları idi.
Neyse tamam tamam ben sustum en iyisi Gökçe kendisi anlatsın blogu ile ilgili detayları.
Eee o zaman hazır mısınız Rainbow Gatherer'ı tanımaya?


Rainbow gatherer kimdir önce seni kısaca taniyabilir miyiz?
İsmim Gökçe, İstanbul’da yaşıyorum ve evliyim. Uluslararası İlişkiler okudum ve şuan bankacıyım. Bir bloğum var ve bloğumu açma sebebim kendi dünyamı paylaşmak. Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum, çekip bunları paylaşmak ve dünyayı benim gözümden göstermek hoşuma gidiyor. Hayalperest bir insanım J Alışveriş yapmayı, elektronik müziği, dekorasyonu ve seyahatleri çok seviyorum. Tarihi çok sevdiğim için aynı zamanda vintage tutkunuyum birde, eskiye dair herşey ilgimi çekiyor.



Blogunun adı niçin Rainbow Gatherer ? Hikayesi ya da özel bir anlamı var mı?

‘Rainbow Gatherer’, ‘Gökkuşağı toplayıcısı’ demek . Hayalperest biriyim ve festivalleri de çok severim, bu sebeple ilk esinlendiğim şey dünyada çeşitli ülkelerde yapılan ‘Rainbow Gathering’ festivalleri oldu. Bu festivallerde binlerce insan çeşitli ülkelerden toplanır ve belli bir süreliğine günümüzdeki hayattan uzaklaşıp hayallerindeki ütopik ve bohem hayatı yaşarlar. Bohem hayat, barış, aşk, felsefe, dostluk, müzik, sanat vs. bir nevi aynı düşünceyi taşıyan insanların birarada toplanma festivali. Diğer esinlendiğim şey ise yıllar önce okuduğum bir kitapta yer alan karakterin adı ‘Küçük Mutluluklar Toplayıcısı’ydı . Bu isim çok hoşuma gitmişti ama blog için fazla uzun olacağından diğer sevdiğim ismi seçtim .


Blogunu ilk actiginda yakin cevrene duyurdun mu yoksa biraz saklı tutmak mi istedin?

Blogumu çevreme duyurmadım. Sadece çok yakınımdaki insanlar biliyor ve bunlar ailemden kişiler J


Blogunda hem kisisel hem de ev dekorasyon postları paylasiyorsun ve acikcasi ben dekorasyon Postlarini da okurken buyuk keyif aliyorum sectigin urunlere zevkle bakıyorum, aslında sorum da buradan cikacak dekorasyona da meraklı oldugun icin soruyorum, ev ve dekorasyon icin ayri bir blog acmayi hic dusundun mu?

Ev dekorasyonunu çok seviyorum ve bunlarla ilgili post yaparken bu kadar ilgi göreceği hiç aklıma gelmezdi. Genelde en çok okunan ve beğenilen yazılar dekorasyon postlarımdan geliyor şuara J İlk başta ‘@ home’ diye bir post yapmıştım ve aldığım tepkilere şaşırdım, herkes devamını görmek istedi, şimdi düzenli olarak ‘@home’ serisi postları yapıyorum ve burada sadece evimde, kendi çektiğim fotolara yer veriyorum. Blog da en çok önsemsediğim olay tüm fotoları kendim çekiyor olmam, genelde duyuru yada başka sitelerden fotoğraf alıp koymayı sevmiyorum.

Dekorasyon için ayrı bir blog açmayı hiç düşünmemiştim . Ama duyduğum kadarıyla birden fazla blog zorlayabiliyormuş. Gün içinde tüm gün ofisteyim ve ve işyerimde tüm bloglara giriş engelli olduğu için 2 bloga zamanımın olacağını sanmıyorum pek. Şuanki bloğum için bile zaman sıkıntısı yaşıyorum, ofis sonrası evde arta kalan vakitlerimde ilgilenebiliyorum. Blogu dağıtmak istemiyorum birde çünkü özellikle moda yada dekor bloggerı değilim. Moda ve stil bloğu benimkisi, yani benim dünyam, dünyama yolculuk moda da var dekorda, gezide, yemekde . 






Özellikle tutkunu oldugun,almak icin can attigin seyler nedir? (ayakkabı,canta,vs )
Kesinlikle çanta!  Zaten takip eden arkadaşlar bunu çok iyi biliyorlar. Çantaları çok seviyorum, her yeni çantanın kullanılırken ruhu olduğuna ve bizim modumuzu değiştireceğine inanıyorum.  Bir zamanlar çantalarınızın fotosunu çekin diye bir mim vardı ve ben korkmuştum bana gönderilirse naparım diye. Çok büyük ve güzel bir çanta koleksiyonum var. Sanırım annemden geçmiş bir huy bu bana. Her çantayı beğenmem, ilk görüşte aşk yaşamam gerekiyor resmen almadan önce.



Modayı takip eder misin , moda olan seyler hakkinda ne düşünüyorsun?
Coco Chanel’in bir lafı vardır ‘moda geçer stil kalır’ diye. Bende buna inanıyorum. Belli bir stilim var ve modayı takip ediyorum ama kendi sitilime uydurarak. Yurtdışında sokağa çıktığınızda herkesin bir tarzı ve stili olduğunu görürsünüz. 15 yaşında bir genç kızın nine gibi giyindiğini yada bir kadının 80’lerden geldiğini görebilirsiniz ve moda umurlarında değildir, o şekilde mutlulardır. Bende buna inanıyorum. Herkesin sırtında olan şeyleri ve çok moda parçaları almamaya çalışırım, hani piyasa olan sokağa düştü denen parçalar vardır ya işte onları. Tepeden tırnağa o sezon ne modaysa giymek de bana stilsizlik gibi geliyor. Herkesin bir tarzı olmalı, neler sevip nelere yakınlık duyuluyorsa ve özellikle vücut tipine ve yaşa göre giyinmek lazım. Modayı çok iyi bilirim, ne moda, hangi modacı nelerden esinlendi bu sezon vs diye ama dediğim gibi tıpatıp uygulamam, kendi tarzıma uydururum çoğu zaman. Mesela vintage çok severim ama moda diye değil, hep severdim. Ve herzaman baştan aşağı vintage olmasamda genelde hergün üstümde vintage yada nostaljik bir parça bulunur.




Yakin cevrende modasal mevzular da sana danışılır mı?

Evet çok fazla !Hatta herzaman ilk danışılacak kişi olurum bu konuda.



En sevdigin marka(lar) nelerdir?

En sevdiğim designer markalar; Chloé, Miu Miu, Marc Jacobs, Chanel, Paul & Joe, Burberry, Longchamp, Anna Sui, Hermés ve Louis Vuitton.
En sevdiğim diğer markalar; Topshop, Miss Selfridge, H&M, New Look, GAP, Stradivarius, Koton, İpekyol, Dorothy Perkins, Swarovski, Agatha ve Urban Outfitters.




Biz kızlar begendigimiz herseyi almak isteriz ama bazen frenleriz kendimizi fakattt bazen de Cok almak isteyipde alamazsin birseyi iste senin de almak icin can attigin ama alamadigin birsey oldu mu? Yoksa yok ben kafama koydum mu alırım mı diyorsun?
Birşeyi kafama koydummu almazsam eğer o benimle yaşar, rüyalarıma girer, kafama takılır hep, herşey onu hatırlatır bana. Genelde çok beğendiğim şeyleri almaya çalışırım. Ama isteyip de alamadığım şeyler var tabi çoğu insan gibi.



Son olarak blogun ve pek sevgili takipcilerin senin icin ne ifade ediyor?

Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum ve bunları artık facebook dışında biryerde de yayınlamam gerektiğini düşündüm .Bunun yanı sıra paylaşacağım ve aktarmak istediğim pek çok şey olduğuna inandım. Bloguma olan ilgi beni çok mutlu ediyor. 500 den fazla takipçim ve günlük 600-700 kadar ziyaretçisi olan bir bloğum var J İş hayatının stresi ve monotonluğundan kafamı dağıtmak için bu dünyada benim için yeni bir kaçış kapısı oldu blog.
Benimle aynı fikirde ve zevkte olan yeni insanlar tanıdım, bırakılan her yorum ve takibe alınmam beni çok sevindiriyor kısacası.



Bu güzel sohbet için Gökçe'ye çok teşkkür ediyorum....

Gökçe'nin blogu ; Rainbow Gatherer


5 yorum:

Rainbow Gatherer dedi ki...

Cnm ben çok teşekkür ederim. Harika olmuş , çok mutlu oldum inan :* bende şimdi hemen blogumda duyuruyorum :)

val's alentejo blogspot.com dedi ki...

A very lovely blog about Gorkçe,
She is a lovely person and dresses so very well with the latest of fashions.
Kind regards val
http://valerietilsten59blogspot.com

MadamB Fashion dedi ki...

:) Güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık
http://madambfashion.blogspot.com

Un peu de tenue ! dedi ki...

Gökçe'yi blogundan çok keyif alarak takip ediyorum :) Bencede güzel bir yazi olmu$, kendisini daha iyi tanimi$ oldum ;)

Sevgiler.

PAPİŞ STYLE dedi ki...

Gökçe'yi ben de çoook seviyoruuum. Kendisine de söylediğim gibi tarzı kendisine çoook yakışıyor. Herkes o stili taşıyamaz, kıyafetlerdeki o ruhu veremez. Fotoğraflarını, yorumlamalarını, nostaljik havasını takip etmeyi ennn çok sevdiğim bloggerların başında gelir. Senin de eline sağlık Eminem. Öperim.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...